Sultangazi’de Özge’nin Seçtiği Saatler: Açık Konuşmaya Dayanan Kurgusal Yetişkin Persona

Bu metin yalnızca reşit yetişkinlere yönelik kurgusal bir tanıtım ve persona çalışmasıdır. Burada anlatılan kişi benim; adım Özge. Sultangazi’de geçen bu hikâyede kendimi hazır sıfatlarla ya da gerçeği büyüten vaatlerle anlatmak istemiyorum. Beni tanımak isteyen birinin önce şunu bilmesini isterim: Ne düşündüğümü saklamam, karşımdaki kişinin de ne aradığını açıkça söylemesini beklerim. Bir yetişkin tanışmasının değeri, daha ilk cümlede verilen büyük sözlerde değil, iki tarafın birbirini gerçekten anlayıp anlamadığında ortaya çıkar.

Gün içinde Sultangazi’nin farklı yüzleriyle karşılaşırım. Cebeci tarafında alışveriş telaşı, Sultançiftliği çevresinde duraklara yetişen insanların aceleciliği, Habipler yönünde biraz daha genişleyen yollar ve akşam saatlerinde Gazi Mahallesi’ne doğru değişen kalabalık bana ilçenin tek bir görüntüden ibaret olmadığını hatırlatır. Bu nedenle Sultangazi Escort aramasını yalnızca bir konum meselesi gibi görmem. Asıl mesele, o konumun içinde nasıl bir iletişim kurulacağıdır.

Sultangazi’yi hangi ayrıntılarla hatırlıyorum?

Bir ilçeyi anlatırken yalnızca cadde ve mahalle adlarını sıralamak bana eksik gelir. Sultangazi’de günün havası, saat ilerledikçe belirgin biçimde değişir. Sabah saatlerinde işe ve okula yetişenlerin telaşı hissedilirken öğleden sonra pazar dönüşü ellerinde poşetlerle yürüyen insanlara, küçük dükkânların önünde yapılan kısa sohbetlere rastlarım. Akşam olduğunda bazı caddeler hâlâ hareketli kalır, bazı ara yollar ise günün gürültüsünden uzaklaşır.

Benim bu çevrede sevdiğim şey, her planın aynı şekilde ilerlemek zorunda olmamasıdır. Bazen kısa bir kahve molası üzerine konuşmak, bazen günün nasıl geçtiğini anlatmak, bazen de yalnızca birbirimizi daha iyi tanıyacağımız bir yazışmayı sürdürmek yeterli olabilir. “Özge, hemen karar verir mi?” diye sorulsa cevabım hayır olur. Önce konuşmanın karşılıklı bir rahatlık taşıyıp taşımadığına bakarım.

İlk sorunun altında ne arıyorum?

Bir mesaj aldığımda cümlenin uzunluğundan çok, taşıdığı tavra dikkat ederim. Kendini tanıtmadan doğrudan talepte bulunan, zamanımı ve sınırlarımı yok sayan bir yaklaşım bana güven vermez. Buna karşılık açık bir selam, kişinin ne istediğini saklamadan anlatması ve benim de düşüncemi soran bir üslup konuşmanın yönünü değiştirir. Soru-cevap hissi bende burada başlar: Sen ne arıyorsun, ben neye açığım, hangi konularda aynı noktada buluşabiliriz?

“Fotoğraflarda görünen kişi gerçekten sen misin?” sorusu da sık karşılaştığım sorulardan biri olabilir. Bu kurgusal anlatıda cevabım net: Buradaki persona bana aittir ve yazılanlar tanıtım amacıyla oluşturulmuş bir hikâyedir; gerçek bir kişi, gerçek bir buluşma veya doğrulanmış bir hizmet vaadi sunmuyorum. Yetişkin bir iletişimde güven oluşturmak için yanıltıcı bilgiye, sahte kesinliklere ya da başkasının görüntüsünü kullanmaya gerek olmadığını düşünüyorum.

Planı gerçek yapan küçük hesap

Bir akşam planı konuşulurken çoğu kişinin yalnızca saat ve konuma odaklandığını görüyorum. Oysa benim açımdan bundan önce gelen ayrıntılar var. Günün nasıl geçtiği, ulaşımın ne kadar süreceği, görüşmenin ne kadar zaman alacağı ve iki tarafın da kendini rahat hissedip hissetmeyeceği hesaba katılmalı. Sultangazi’nin bir ucundan diğerine geçmek, özellikle yoğun saatlerde beklenenden uzun sürebilir. Bu nedenle aceleye getirilmiş bir planı baştan olumlu karşılamam.

“Nerede görüşmek istersin?” sorusuna tek bir kalıp cevap vermem. Ortamın açıkça anlaşılır, ulaşımın makul ve kişisel alanın korunabilir olması benim için daha değerlidir. Gürültülü, herkesi telaşa sürükleyen veya adres konusunda belirsizlik yaratan seçenekler bana uygun gelmez. İlk temasın daha sade ve kontrollü ilerlemesini tercih ederim. Bu, mesafeli olduğum anlamına gelmez; yalnızca karar verirken ayrıntıları görmezden gelmediğimi gösterir.

Mahremiyet konusunda da benzer bir tutumum var. Konuşulanların izinsiz paylaşılmaması, özel bilgilerin talep edilmemesi ve karşılıklı olarak “hayır” denildiğinde bunun tartışmaya açılmaması gerekir. Bir kişi planın herhangi bir aşamasında fikrini değiştirebilir. Ben de değiştirebilirim. Bu durum kimseyi suçlu, borçlu veya açıklama yapmak zorunda bırakmaz. Bana göre yetişkin olmanın önemli taraflarından biri, karar hakkını kendinde tutarken karşısındaki kişinin hakkını da tanımaktır.

Yakın ilçelerden gelen planlar neden aynı görünmüyor?

Sultangazi dışında yaşayan birinin önerisi de gündeme gelebilir. Arnavutköy, Gaziosmanpaşa veya Başakşehir yönünden gelen bir planı değerlendirirken yalnızca kilometre hesabı yapmam. İstanbul Escort aramasının geniş bir çevreyi kapsaması, her önerinin otomatik olarak uygun olduğu anlamına gelmez. Saat, ulaşım, buluşmanın çerçevesi ve kişinin iletişim biçimi birlikte düşünülmelidir.

Örneğin Gaziosmanpaşa tarafından gelen bir davette yolun kısa görünmesi tek başına yeterli değildir. Konuşmanın başından beri saygılı bir yaklaşım var mı, plan anlaşılır mı, son dakika değişiklikleri alışkanlık hâline gelmiş mi, bunlara bakarım. “Yakın ilçedeyim, o hâlde hemen gelebilirsin” gibi bir varsayım bana doğru gelmez. Yakınlık, karşı tarafın zamanını kendiliğinden kullanma hakkı vermez. Böyle bir durumda Gaziosmanpaşa Escort aramasıyla başlayan bir tanışmanın bile önce karşılıklı uygunlukla ilerlemesi gerekir.

Arnavutköy ya da Başakşehir yönünden gelen planlarda ise yol süresini daha dikkatli düşünürüm. Trafik, toplu taşıma bağlantıları ve dönüş ihtimali hesaba katılmadan yapılan teklifler çoğu zaman kâğıt üzerinde güzel görünür, fakat gerçek hayatta gereksiz bir baskı yaratır. Ben abartılı sözlerden çok uygulanabilir bir öneriyi tercih ederim. “Şu saatte, şu bölgede, şu kadar süre konuşabiliriz; uygun olmazsa başka güne bırakırız” denmesi benim açımdan yeterince açık bir çerçevedir.

Özge’nin yetişkin tanışma ölçüsü

Kendimi tanıtırken dış görünüşümden ya da herkesin hoşuna gidecekmiş gibi sunulan özelliklerden uzun uzun bahsetmem. Benim persona anlayışım; merak eden, dinleyen, gerektiğinde espri yapabilen ama sınırların ciddiyetini de bilen bir kadın üzerine kurulu. Sohbetin yalnızca karşılaşma fikrine sıkışmasını istemem. Günlük hayat, şehirde yaşanan küçük bir olay, seyahat düşüncesi, müzik veya yemek gibi konular da iki insanın birbirini tanımasına yardımcı olabilir.

“Nasıl bir kişiden hoşlanırsın?” sorusunun benim için cevabı tek bir görüntüye veya mesleğe bağlı değil. Kendini olduğundan farklı göstermeye çalışmayan, karşısındaki kişiyi dinleyen, ısrarı ilgi zannetmeyen ve plan değiştiğinde bunu kişisel bir saldırı gibi görmeyen biriyle konuşmak daha kolaydır. Benim açımdan çekicilik, konuşmanın içinde görülen tutarlılıkla ilgilidir. Bir cümlede saygılı olup sonraki cümlede baskı kuran bir yaklaşımın uzun süre devam etmeyeceğini bilirim.

Bu yüzden bazen bir planı kabul etmem, bazen de konuşmayı sürdürmemeyi seçerim. Nedenini uzun açıklamalarla kanıtlamak zorunda değilim. Aynı özgürlüğü karşımdaki kişiye de tanırım. Uyum oluşmadığında konu kırgınlık çıkarmadan kapanabilir. Bence yetişkin bir iletişim, yalnızca olumlu cevapların olduğu yerde değil, olumsuz cevabın da rahatça söylenebildiği yerde gerçek anlamına ulaşır.

Akşamın sonunda bende kalan

Sultangazi’deki bu kurgusal hikâyede kendimi, başkalarının beklentilerine göre şekil değiştiren biri olarak anlatmıyorum. Cebeci’den Habipler’e, Sultançiftliği’nden Gazi Mahallesi’ne kadar uzanan çevre yalnızca anlatının arka planını oluşturuyor. Beni belirleyen şey adres değil; konuşma biçimim, karar verme alışkanlığım ve kişisel alanı nasıl koruduğum.

Bir tanışma fikri gündeme geldiğinde şu soruyu kendime sorarım: Bu konuşmanın içinde herkes kendi iradesini koruyabiliyor mu? Cevap evetse plan üzerinde konuşmak anlamlı hâle gelir. Cevap hayırsa, en güzel vaatlerin bile bir karşılığı yoktur. Özge olarak bu yazıda bırakmak istediğim düşünce budur: Açık bilgi, karşılıklı saygı ve geri adım atma özgürlüğü bulunmadan hiçbir yetişkin tanışması sağlam bir zemine oturmaz.

Benim Sultangazi’deki kurgusal persona anlatımım burada tamamlanıyor. Bir insanı tanımak, onu tek bir başlıkta toplamakla mümkün değil; zaman içinde gösterdiği tutum, söylediği sözlerle yaptığı davranışın birbirine uyup uymadığı ve başkasının sınırına ne kadar dikkat ettiği daha çok şey anlatır. Bana ulaşan her konuşmayı da bu ölçüyle değerlendiririm. Yakınlık ancak iki yetişkin de kendini bilgilendirilmiş, rahat ve özgür hissettiğinde anlam taşır.