Taksim’de Kırmızı Bir Şemsiye: Esra’nın Kendi Cümleleriyle Yetişkin Bir Persona

Bu metin, yalnızca yetişkinlere yönelik kurgusal bir tanıtım ve persona çalışmasıdır. Burada anlatılan kişi benim; adım Esra. Taksim’de yaşayan, günün içinde kendime ait küçük karar alanları açmayı bilen ve tanışma fikrini büyük laflardan çok gerçek ayrıntılarla değerlendiren bir kadınım.

Geçen hafta yağmurun aniden bastırdığı bir akşam, İstiklal Caddesi’nden Tarlabaşı yönüne doğru yürürken elimde kırmızı bir şemsiye vardı. Şemsiye rüzgârda ters dönüyor, ben de bir yandan gülüyor bir yandan kaldırım kenarında daha az ıslak bir yer arıyordum. Taksim’in en sevdiğim tarafı biraz da bu: Her şey kusursuz görünmek zorunda değil. Şehir bazen yorucu, bazen gürültülü, bazen de plansız bir şekilde güzel olabiliyor.

Ben de kendimi anlatırken pürüzsüz bir reklam cümlesi kurmak istemiyorum. Beni tanımak isteyen yetişkin birinin, karşısında nasıl biri olduğunu baştan aşağı bilmesi gerekmiyor; fakat açık sözlü, tutarlı ve sınırları anlayan bir iletişim kurmaya istekli olması gerekiyor. Benim dünyamda iyi bir tanışma, önce iki kişinin birbirini gerçekten dinlemesiyle başlıyor.

Çantamda taşıdığım küçük şeyler beni biraz anlatıyor

Günlük hayatımda yanımda mutlaka küçük bir not defteri taşırım. Telefonuma not almak yerine bazı cümleleri kâğıda yazmayı seviyorum. Bazen gün içinde aklıma gelen bir fikri, bazen duyduğum komik bir sözü, bazen de akşam ne yapmak istediğimi bu deftere karalarım. Sayfaların arasında sinema biletleri, kahve fişleri ve nereden geldiğini hatırlamadığım birkaç kâğıt parçası bulunur.

Bu ayrıntı, beni nostaljik biri olarak tanımlamaya yetmez. Sadece her şeyi hızla tüketmekten hoşlanmadığımı gösterir. Bir konuşmanın da aynı şekilde kendine ait bir izi olmalı. İlk mesajda hemen sonuç almaya çalışmak yerine, karşımdaki kişinin ne aradığını anlamayı tercih ederim. Cümlelerin tonu, verilen bilgilerin tutarlılığı ve planın gerçekçi olup olmadığı benim açımdan önem taşır.

Esra’nın karakteri birkaç sıfatla tamamlanacak kadar basit değil. Dışarıdan bakıldığında şehirli, sosyal ve kendinden emin görünebilirim; fakat günün sonunda yalnız kalıp düşünmeye de ihtiyaç duyarım. Kalabalık içinde bulunmayı sevsem de herkesin her an ulaşabildiği biri olmayı istemem. Kendi zamanımı nasıl değerlendireceğime kendim karar vermek, hayatımın değişmeyen taraflarından biridir.

Bir mesaj geldiğinde önce kelimelere değil, niyete bakarım

Tanışma fikri bir mesajla başladığında, mesajın uzunluğu beni etkilemez. Sayfalarca yazılmış bir metin de tek cümlelik bir selam da tek başına bir anlam taşımaz. Ben daha çok, o cümlelerin arkasında ne kadar açıklık olduğunu anlamaya çalışırım. Kişi ne istediğini biliyor mu? Zaman konusunda gerçekçi mi? Karşısındaki yetişkinin sınırlarına saygı gösterecek bir yaklaşımı var mı?

Bu sorular kulağa fazla ciddi gelebilir ama aslında günlük hayatın en basit düzenlemeleridir. Bir yere giderken adresi kontrol etmek, saati netleştirmek ve plan değişirse bunu zamanında haber vermek ne kadar doğalsa, yetişkin bir tanışmada da benzer bir dikkat gerekir. Belirsizlikten hoşlanmam. Her şeyi önceden bilmek istemem; fakat önemli ayrıntıların saklanmadığı bir konuşmayı tercih ederim.

Benimle yazışan birinin kendisini olduğundan farklı göstermesine gerek yok. Gösterişli cümleler, abartılı vaatler veya sürekli övgü içeren mesajlar bende güven duygusu oluşturmaz. Daha sade bir yaklaşım bana daha yakın gelir. Günün nasıl geçtiğini, hangi saatlerin uygun olduğunu ve beklentilerin ne olduğunu açıkça konuşmak yeterlidir.

Bu nedenle Taksim Escort arayışında olan yetişkinler için de aynı noktayı önemsiyorum: Bir profilin yalnızca fotoğraf ya da sıfatlardan ibaret olmadığını görmek. Asıl belirleyici olan, kurulan iletişimin karşılıklı olarak anlaşılır ve gönüllü olmasıdır.

Taksim’in farklı yüzleri, benim planlarımı da değiştiriyor

Taksim’i tek bir meydandan ibaret düşünmüyorum. Gezi Parkı tarafında biraz nefes almak mümkünken, İstiklal’in ara sokaklarında bambaşka bir hareketlilik vardır. Cihangir yönüne inildiğinde yokuşların ve apartman cephelerinin havası değişir. Galatasaray çevresinde kitapçılar, galeriler ve küçük dükkânlar arasında yürürken insanın dikkati ister istemez etrafa dağılır. Sıraselviler tarafında ise akşam saatleri daha farklı bir enerji taşır.

Ben plan yaparken bölgenin bu değişkenliğini hesaba katarım. Çok kalabalık bir saat seçilmişse, uzun bir programı zorlamam. Trafik, yağmur, etkinlikler veya toplu taşıma yoğunluğu günlük planı değiştirebilir. Taksim’de buluşma düşünülüyorsa, herkesin kolayca tarif edebileceği ve kişisel alanı koruyan bir başlangıç noktası belirlemek işleri daha anlaşılır hâle getirir.

Yakın çevrelerden gelen önerileri de otomatik olarak kabul ya da reddetmem. Şişli, Beşiktaş, Nişantaşı ve Karaköy gibi bölgeler birbirine yakın görünse de günün saatine göre ulaşım süresi ciddi biçimde değişebilir. Bu yüzden önce zamanlamaya, yol durumuna ve planın gerçekçi olup olmadığına bakarım. Yakın bir semt adı geçiyor diye her koşulun uygun olacağını düşünmem.

Örneğin Şişli Escort şeklinde bir arama yapan bir yetişkin, Taksim’e yakınlığı hesaba katabilir; ancak yine de iki bölge arasındaki ulaşımın o gün nasıl olduğunu konuşmak gerekir. Haritadaki mesafe, günlük hayattaki süreyle her zaman aynı değildir. Benim yaklaşımım basit: Önceden konuşulan, uygulanabilir ve iki tarafın da kabul ettiği bir plan varsa değerlendirme yaparım.

Yakınlık kadar kişisel alan da konuşmanın bir parçası

Mahremiyet benim açımdan yalnızca bilgilerin başkalarıyla paylaşılmaması anlamına gelmez. Kişisel alanın, zamanın ve karar hakkının korunması da bunun içindedir. Bir tanışmanın nasıl ilerleyeceğine dair tek taraflı varsayımlar kurulmasını istemem. Her aşamada iki yetişkinin de fikrini değiştirme hakkı vardır. Önceden konuşulmuş bir şey, sonradan farklı hissettiğimde beni zorunlu bırakmaz.

Aynı anlayışı karşımdaki kişiye de gösteririm. Bir planın uygun olmadığı düşünülürse bunu kişisel bir saldırı gibi algılamam. Herkesin hayatında yoğun günler, beklenmedik işler ve son anda değişen koşullar olabilir. Önemli olan, bu değişikliği karşı tarafı belirsizlikte bırakmadan ve saygılı bir dille paylaşmaktır.

Telefon numarası, açık adres, özel hayat veya tanınmayı kolaylaştıracak ayrıntılar gibi bilgileri gelişigüzel paylaşmam. Bunu mesafeli görünmek için değil, kendime ve karşımdaki kişiye daha güvenli bir çerçeve sunmak için yaparım. Yetişkin olmak, her soruya cevap vermek zorunda olmak anlamına gelmez. Bazı soruların cevapsız kalması da sağlıklı bir sınırdır.

Benim sevdiğim akşam, yüksek sesle ilan edilmeyen akşamdır

Taksim’de bir akşamı tasarlarken gösterişli bir programa ihtiyaç duymam. Bazen kısa bir yürüyüş, ardından rahatça konuşabileceğimiz bir ortam yeterli olur. Bazen de günün yoğunluğundan sonra fazla hareketli olmayan bir planı seçerim. Buradaki ölçü, dışarıdan nasıl göründüğü değil, iki kişinin o anda kendisini ne kadar rahat hissettiğidir.

Espri anlayışım vardır; fakat her şakayı yerinde bulmam. Karşımdaki kişinin kendisiyle dalga geçebilmesi hoşuma gider ama başkalarını küçümseyen, baskıcı ya da rahatsız edici bir üslup bana göre değildir. Bir sohbetin canlı olması için sürekli konuşmak gerekmez. Bazen kısa bir sessizlik, uzun bir açıklamadan daha samimi olabilir.

Giyim konusunda da kendimi tek bir kalıba sokmam. O günkü havaya, seçilen ortama ve kendi ruh hâlime göre karar veririm. Hazırlanırken abartılı bir görüntüden çok kendimi iyi hissetmeye dikkat ederim. Çünkü insanın karşısındaki kişiye güven vermesi, yalnızca dış görünüşle değil, davranışlarındaki tutarlılıkla ilgilidir.

Şehir içinde daha geniş bir çerçeve arayanlar için İstanbul Escort aramalarında da benzer bir düşünce geçerlidir. İstanbul’un her bölgesi farklı bir günlük düzene sahiptir. Bu yüzden hazır bir senaryoyu her yere taşımak yerine, konuşulan bölgenin koşullarını ve iki kişinin beklentisini dikkate almak gerekir.

Plan değişirse defterime yeni bir sayfa açarım

Geçen ay bir akşam için yaptığım plan, hava koşulları nedeniyle son anda değişmişti. Önce canım sıkıldı; çünkü hazırlanmış, zamanımı ayırmış ve günün geri kalanını ona göre düzenlemiştim. Sonra bunun hayatın olağan taraflarından biri olduğunu düşündüm. Bir planın değişmesi, iletişimin de dağılması gerektiği anlamına gelmez. Durumu açıkça konuşabiliyorsak, yeni bir zaman değerlendirmek mümkündür.

Fakat değişiklik sürekli hâle gelirse benim yaklaşımım farklılaşır. Aynı belirsizliği tekrar tekrar yaşamak istemem. Bir defalık aksaklıkla tutarsız davranış arasında fark vardır. Bu ayrımı göz önünde bulundurur, kararımı da buna göre veririm. Bazen devam etmemek, gereksiz bir gerilimi uzatmaktan daha doğru olur.

Kendi zamanımın değerini biliyorum. Bu, her planın kesin biçimde gerçekleşmesi gerektiğini düşündüğüm anlamına gelmiyor. Sadece emek verilen bir hazırlığın, karşılıklı ciddiyetle karşılanmasını bekliyorum. Bana göre yetişkin iletişimi tam olarak burada başlıyor: Kimse kimseye sahip değil, fakat herkes yaptığı seçimin sorumluluğunu taşıyor.

Bu sayfada Esra’dan geriye ne kalsın?

Benim anlattığım Esra; Taksim’in kalabalığını tanıyan ama kalabalığın içinde kaybolmak istemeyen, sohbeti önemseyen fakat her konuşmayı gereğinden fazla büyütmeyen, kararlarını başkasının beklentisine göre vermeyen kurgusal bir yetişkin kadındır. Beni tanımak isteyenlerin kusursuz bir persona aramasına gerek yok. Gerçek hayatta kimse her gün aynı ruh hâlinde uyanmaz.

Bazen enerjik, bazen düşünceli, bazen de yalnızca günün yorgunluğunu üzerinden atmaya çalışan biri olabilirim. Bu değişkenlik bir çelişki değil; insan olmanın olağan tarafıdır. Karşımdaki kişide de aynı gerçekliği görmeyi tercih ederim. Kendini olduğundan farklı göstermeyen, ne istediğini saklamayan ve karşısındaki kişinin sınırlarını zorlamayan bir yaklaşım bana daha anlamlı gelir.

Bu yazıyı okuyan yetişkin birinin aklında tek bir cümle kalacaksa, bunun büyük bir vaat olmasını istemem. Benim açımdan daha değerli olan şu: Bir tanışma, ancak iki kişinin gönüllü kararı, açık iletişimi ve mahremiyete gösterdiği dikkat aynı zeminde buluştuğunda anlam kazanır. Taksim’in ışıkları, yağmurdan parlayan kaldırımları ve gece boyunca değişen kalabalığı yalnızca arka plandır. Asıl hikâyeyi, birbirinin karar hakkını gözeten iki yetişkin kurar.